HACIBEKTAŞ DERGAHI VE TÜRBESİ

HACIBEKTAŞ DERGAHI VE TÜRBESİ

Bedri Noyan Dedebaba

 

Anadolu Selçukluları zamamında özel otlak olarak kullanılan Suluca Karahöyük (Hacım Köy) adını taşıyan bugünkü “Hacıbektaş” ilçesi ve çevresi, Hünkar Hacı Beştaş Veli’nin buraya gelişinden sonra değişmiştir.

Hacı Bektaş Veli döneminde yapılan Hacı Bektaş Veli’nin hakka yürümesinden (vefatından) sonra, 14. yüzyılın başlarında Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi’den başlamak üzere, dergah Murat Gazi, Yılıdır Beyazıt ve Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılan ek bina ve yapılarla 16. yüzyılda tamamlanmıştır. Ayrıca Hacı Bektaş Dergahı ve Türbesi 1807 yıında padışah IV. Mustafa, 1862 yılında Abdûlaziz ve de 1895 yılında da II. Abdülhamid tarafından tamir ettirilip, zaman zaman yapılan değişikliklerle bugünkü halini almıştır.

Tekke ve Zaviyelerin 25 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan bir yasa ile kapatılması kararından sonra, Kırşehir’e bağlı bir nahiye merkezi olan Hacıbektaş’ta bulunan dergah kanun gereği kapatıldı. Hacıbektaş Dergahı ve Türbesi’nde bulunan eserler, Milli Eğitim Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü’nce gönderilen bir heyet tarafından saptanarak, önemli ve taşınabilir durumda olanları teslim alınıp, Ankara Etnografya Müzesi’ne götürülmüştür.

Hacıbektaş Dergahı ve Türbesi’nden alınan eserler, 1964 yılına kadar (kırk yıla yakın bir süre) orada korunmuş ve belli zamanlarda müzede sergilenmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı 1958 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü de 1959 yılında bakımsızlıktan harabe hale gelen Hacıbektaş Dergahı ve Türbesi’nin restorasyon ve onarım işlerine başlanmış, 1964 yılına kadar da önemli kısımların restorasyon ve onarım işi bitirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nca, dergahın bir müze olarak açılması kadar verildikten sonra 16 Ağustos 1964 tarihinde Hacıbektaş Dergahı ve Türbesi ulusal bir müze haline getirilmiştir. Dergahtan 1925 yılında Ankara Etnografya Müzesi’ne taşınmış olan eserler, yeniden Hacıbektaş’a getirilerek yeni açılmış müzede sergilenmeye başlanmıştır.

Restorasyon ve onarım Hacıbektaş Dergahı ve Türbesi’nin ayakta kalabilmiş kısımlarının bugüne gelmesini sağlamıştır. Ancak özellikle birinci avlu ile ilgili hizmet binalarından hiç bir eser kalmamıştır. Örneğin birinci avlu kapısından girilince sol tarafta eskiden yer alan At Evi ve sağ tarafta bulunan Etmek Evi’nden hiçbir eser yoktur.

Hacıbektaş Dergahı ve Türbesi üç ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar:

  1. Ekmek Evi, Çamaşırhane, Banyo ve At Evi gibi dış ile ilgili kısımları içinde toplayan BİRİNCİ AVLU.
  2. Aş Evi, Tekke Mescidi, Kiler Evi, Meydan Evi, Mihman Evi ve Dede Baba Köşkleri gibi doğrudan doğruya dergah idaresi (yönetimi) ile ilgili İKİNCİ AVLU.
  3. Hacı Bektaş Veli Türbesi, Balım Sultan Türbesi ile derviş ve Baba, Halife Baba Mezarları’nın bulunduğu ÜÇÜNCÜ AVLU.